Zalimce mi, alimce mi ?

Martial arts (savaş sanatları) Mars’tan ilham alan, gücün Ilahi kökenine dönüşü, adalete uygun ve evrensel iyilik için kullanımını öğreten ve bir ömür boyu yetkinleştiren tatbiki ilimlerdir.

Savaş sanatçısının bu gücü kullanabilmesi için önce kendi benliği üzerinde hakimiyet kurması ve iç güçlerini (ejderlerini) denetleyip yönlendirebilmesi gerekir.

Gücün kendisine ait olmadığını, sadece diğerlerine hizmet için kullanımına sunulduğunu, sahip olduğu hiçbir şey olmadığını yavaş yavaş idrak eder ve fazla yüklerini terk ederek koşullara bağımlı olmayan gerçek özgürlüğü geliştirmeye başlar.

Ancak şimdi Hakikat için savaşan, değerleri korumaya söz vermiş bir samuray, soylu nedenler için yaşayan ve onuruyla ölecek bir şövalye olarak yaşamaya uyanmıştır.

Gerçek bir savaşçı gerekmedikçe hiç bir canlıya zarar vermez, evrensel değerlerin koruyucusudur ve kendi karanlıklarını aydınlığa çevirmeye çalışır…

GÜÇ evrenseldir ve kökeni tektir.

Tüm evrene yayılmıştır ve tüm hareketin tüm Varoluşun sebebidir…

İnsanın irade gücündedir, omurgayı dik tutan güçtür, kalbin enerjisini veren ve atmasını sağlayan da o güçtür….Gezegenlerin dönmesine, kuşların, arıların uçmasına neden olan da…Güneşin sırrı da…Görünen her şeyin ardındaki görünmeyen kaynak o Güç’tür.

Güç…bedenine dirayet, ruhuna metanet verir…

Acıları göğüslemek ve tekrar doğmak için cesaret verir…

Kendine güven verir.

GÜÇ kaderinde emin adımlarla yürümen için sana doğru yolu gösterir.

Güç, karşıtlıklara düşersen senden uzaklaşır…

Güç, kalbinde sevgi ve merhamet olmayandan uzaklaşır. ..

Güç, ruhundan önce bedenine ve maddiyata öncelik verenden uzaklaşır…

Güç, onu bencil tutkuları için kullananları önce esir eder ve sonra mahveder…

Güçten düştüğünü hisseden korkak, eksik iç gücünün boşluğunu kapatmak için kendine veya çevresine şiddet kullanır.

İçsel derinliklerinizde ve transformasyon evinizde sebebini bilmeden veye bilerek yükselen bir güç hissederseniz…Başkalarını manipüle etmeye çalışırsanız…Her şeyi aşırı kontrol etme isteğiniz artıyorsa…Gücünüzü ispatlama arzusu duyarsanız…Kimin haklı olduğu tartışmalarına, öfkelenmeye, olan bitene kızmaya başlarsanız…Umarım mutsuz olmadan bu yazıda kaleme getirmeye çalıştıklarımı hatırlarsınız…

Gücümüzü zalimce veya alimce kullanmak kendi irademizdedir…

May the force be with you !

Uğur Başak Arpacıoğlu

 

Bilgelik savaşçısının yolu…

Savaş sanatlarında bize doğru yönelmiş saldırı varsa o bir kişinin karşısında durmayız. Önünden çekiliriz…
Onun negatif saldırgan enerjisinin karşısında durursak bize çarpar…
Saldırganı etkisizleştirmenin yolu, onun karşısında ve seviyesinde durmamaktır. Samuray o alanın dışına çıktığında yapılması gereken doğru hamleyi görür… Ve samurayın amacı düşmanı incitmek öldürmek değildir, saldırıyı etkisizleştirmektir, sönümlemektir.
Hırsla dövüşülmez, öfkeyle kazanım yoktur. Usta savaşçı karşıt uçlara düşmez…Savaşçılar, kuvvetlerle savaşarak zafer elde etmezler. Kuvvetleri kullanırlar. Tao’yu, dengeyi, evrensel yasaları, insana yaraşır olmayı korumak için mücadele ederler, onların savaşı içlerindedir ve içteki huzur ancak bu yolda yürümekle gelir. Çünkü en büyük zafer dıştaki savaşlarda kendini, merkezini kaybetmemek ve içteki dengeyi, huzuru korumakla elde edilir.

Uğur Başak Arpacıoğlu, 27.08.2013